Yaşam & Sosyal Danışmanlık · Koçluk · Hipnoz

Bugün yaşadığın her şey, sadece bugünle ilgili olmayabilir.

Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda görünebilir.

Ama kimse içinde neler yaşadığını bilmiyor.

Ve bir şeyin geçmişte yaşanmış olması, hayatın boyunca onu taşımak zorunda olduğun anlamına gelmez.

  • Ücretsiz ilk görüşme
  • Kesinlikle gizli
  • Viyana & çevrim içi · DE / TR
Elif Elik-Gülen muayenehanesinde sarkaçla çalışırken

Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda görünebilir.

Hayatına devam ediyor, sorumluluklarını yerine getiriyor, yapman gerekenleri yapıyorsun. Çevrendeki insanlar seni güçlü görüyor olabilir.

Ama kimse içinde neler yaşadığını bilmiyor.

Belki uzun zamandır taşıdığın korkuların var. Kendinden şüphe ediyor, sınır koymakta ya da “hayır” demekte zorlanıyorsun. Bitirmek, geride bırakmak istediğin şeyler var ama bir türlü içinden çıkamıyorsun.

Bazen yaşadığın bir olay biter, ama sende bıraktığı iz devam eder.

Çocuklukta yaşananlar, kırgınlıklar, zor ilişkiler ya da hayatının başka dönemlerinde yaşadığın acı deneyimler… Üzerinden yıllar geçmiş olsa bile bugün hissettiklerini, verdiğin kararları ve ilişkilerini etkileyebilir.

Ve insan bir noktada kendine şu soruyu soruyor: “Ben neden hâlâ böyle hissediyorum?”

Bazen cevabı bildiğini düşünürsün. Bazen de nereden başlayacağını bilemezsin.

Birlikte, bugün seni zorlayan şeylerin ardında neler olduğuna bakıyor ve yaşadıklarının hayatındaki etkilerini anlamaya çalışıyoruz.

Çünkü geçmişte yaşananlar geride kalmış olabilir. Ama bıraktığı izler bazen bizimle yaşamaya devam eder.

Ve bir şeyin geçmişte yaşanmış olması, hayatın boyunca onu taşımak zorunda olduğun anlamına gelmez.

Bu düşüncelerden biri sana tanıdık geliyor mu?

“Artık sadece yapmam gerekenleri yapıyorum.”

Sabah kalkıyorsun ve gün başlıyor.

Yapılacak işler, sorumluluklar, senden bir şeyler bekleyen insanlar…

Sen de her zamanki gibi yetişmeye çalışıyorsun. Elinden geleni yapıyor, birçok şeyi üstleniyor, çoğu zaman kendini en sona bırakıyorsun.

Ama bir süre sonra fark ediyorsun ki, senin yaptıkların artık herkes için çok normal. Sanki zaten yapmak zorundaymışsın gibi…

Ne bir teşekkür var ne de gerçekten görülüp takdir edildiğini hissediyorsun.

Günler geçiyor, sen her şeyi yapmaya devam ediyorsun ama içindeki o istek, keyif ve mutluluk giderek azalıyor. Ve bir noktada kendine şunu soruyorsun:

“Ben ne zaman sadece görevlerimi yerine getiren biri oldum?”

“Peki ben bu hayatın neresindeyim?”

“Neden bir türlü geride bırakamıyorum?”

Aslında bitmesini istiyorsun.

Yaşadığın bir olayı, bir ilişkiyi, bir ayrılığı ya da geçmişte seni çok yaralayan bir şeyi artık geride bırakmak istiyorsun.

Kendine defalarca:“Bitti artık, yoluma devam etmeliyim.” diyorsun.

Aklın bunu biliyor. Ama duyguların sanki hâlâ orada kalmış gibi…

Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, bazen bir söz, bir insan, bir anı seni tekrar aynı yere götürüyor.

Ve sen kendine şu soruyu soruyorsun: “Ben neden hâlâ bunu içimde taşıyorum?”

“Kendimden sürekli şüphe ediyorum.”

Bir karar veriyorsun, sonra dönüp tekrar sorguluyorsun.

“Doğru mu yaptım?”

“Yanlış bir şey mi söyledim?”

“Acaba benim hakkımda ne düşünüyorlar?”

Bazen başkalarının söyledikleri ya da düşündükleri, senin kendi düşüncelerinden daha önemli hale geliyor.

Belki hayatında çok şey başardın. Belki dışarıdan bakıldığında kendine güvenmen için hiçbir sebep yokmuş gibi görünüyor.

Ama sen yine de kendini sorgulamaktan vazgeçemiyorsun. Ne yaparsan yap, içinde hep o küçük ses var: “Acaba yeterli miyim?”

“Hayır diyemiyorum.”

Aslında istemiyorsun.

Vaktin yok. Gücün yok. Bazen sadece içinden gelmiyor.

Ama yine de “evet” diyorsun.

Çünkü karşındaki insanı kırmaktan, üzmekten ya da hayal kırıklığına uğratmaktan korkuyorsun.

Belki de “hayır” dediğinde artık eskisi kadar sevilmeyeceğini, kabul görmeyeceğini ya da sana ihtiyaç duyulmayacağını düşünüyorsun.

Böylece herkese yer açarken, kendi ihtiyaçlarını yine en sona bırakıyorsun.

“Ben sadece eskisi gibi mutlu olmak istiyorum.”

İçinden geldiği gibi gülebilmek…

İnsanların yanında kendini rahat hissetmek…

Her şeyi bu kadar düşünmemek, sürekli güçlü olmak zorunda hissetmemek istiyorsun.

Biraz huzur. Biraz hafiflik. Biraz da kendin olmak istiyorsun.

Aslında istediğin çok büyük bir şey değil. Kendini yeniden iyi hissetmek istiyorsun.

Eğer bu cümlelerden biri sana tanıdık geldiyse, belki de uzun zamandır içinde taşıdığın bir şeye dokundu.

Bana gelen birçok kadın da ilk görüşmemizde benzer şeyler söylüyor.

Her birinin hikâyesi farklı. Ama hepsinin ortak bir isteği var:

Artık böyle devam etmek istemiyorlar.

Seni buraya getiren ne?

Bazen insan yaşadığı sıkıntının nereden geldiğini çok iyi bilir.

Çocukluğunda yaşadıklarını, ailesinden gördüklerini, yıllarca içinde tuttuklarını…

Bazen de neyin eksik olduğunu, neden böyle hissettiğini bir türlü anlayamaz. Bildiği tek şey, artık yorulduğudur.

Geçmişte yaşanan travmalar, aile içinde yaşananlar, şiddet, psikolojik ya da cinsel istismar, mobbing, kayıplar, ayrılıklar…

Yaşananlar geçmişte kalmış olsa da, etkileri bazen yıllar sonra bile hayatın farklı yerlerinde karşımıza çıkabilir.

Bazen ilişkilerimizde. Bazen ailemizde. Bazen iş hayatında ya da kendi işimizi kurmak, büyütmek istediğimizde.

Ne istediğini bilirsin ama bir türlü adım atamazsın. Bir şeyleri değiştirmek istersin ama sanki görünmeyen bir şey seni hep aynı yerde tutar.

Ve bazen kendine sorarsın:

“Ben neden hep aynı şeyleri yaşıyorum?”

“Ne istediğimi bildiğim halde neden bir türlü yapamıyorum?”

“Beni durduran ne?”

İşte birlikte bunlara bakıyoruz.

Seni bugün zorlayan ne?

Nereden geliyor?

Ve neden hâlâ hayatında bu kadar yer kaplıyor?

Çünkü aynı sıkıntıyı yaşayan iki insanın bile hikâyesi aynı değildir.

Elif Elik-Gülen muayenehanesinde

Peki, nasıl başlıyoruz?

Her insan farklı, her hikâye farklı.

Bu yüzden benim için önemli olan, önce seni dinlemek ve seni bana getiren konuyu anlamak.

Sonrasında nasıl ilerleyeceğimize birlikte bakıyoruz.

  1. İlk Telefon Görüşmemiz

    İlk olarak telefonda kısa bir görüşme yapıyoruz.

    Bu görüşme yaklaşık 10–15 dakika sürüyor ve ücretsiz.

    Bana kısaca neden aradığını ve seni neyin zorladığını anlatıyorsun. Biraz konuşuyor, birbirimizi tanıyoruz.

    Eğer çalışabileceğimiz bir konuysa ve sana yardımcı olabileceğimi düşünüyorsam, analiz görüşmesi için randevumuzu oluşturuyoruz.

    Ücretsiz ön görüşme
  2. Analiz Görüşmesi

    Analiz görüşmemiz yaklaşık 1,5 saat sürüyor.

    Bu görüşmede biraz daha detaylı konuşuyoruz.

    Bugün seni en çok ne zorluyor? Hayatında sürekli tekrar eden şeyler var mı? Geçmişte neler yaşadın? Yaşadıklarının bugün hissettiklerinle ya da yaşadığın sorunlarla bir bağlantısı olabilir mi?

    Bir de tabii ki senin ne istediğin önemli. Neyin değişmesini istiyorsun?

    Kendini nasıl hissetmek istiyorsun? Hayatında neleri geride bırakmak, neleri değiştirmek ya da hangi noktaya gelmek istiyorsun?

    Bazen insan kendisini neyin zorladığını ve bunun nereden geldiğini zaten biliyor.

    Bazen de yıllar boyunca birçok şey yaşamış oluyor ama bugün yaşadığı sıkıntılarla geçmişte yaşadıkları arasında bir bağlantı olabileceğini hiç düşünmemiş oluyor.

    Biz de oturup bütün bunları konuşuyoruz, birlikte anlamaya çalışıyoruz.

    Görüşmenin sonunda da senin için nasıl devam etmenin daha doğru olacağını ve bundan sonraki sürecimizi konuşuyoruz.

  3. Sonrasında nasıl devam ediyoruz?

    Buradan sonrası herkes için aynı ilerlemiyor..

    Çünkü her insanın hikâyesi, yaşadıkları ve ihtiyacı farklı.

    Kimi zaman hipnozla çalışıyoruz, kimi zaman EMDR ile. Bazen sistemik çalışmalarla ilerliyoruz, bazen de kişinin kendi gücünü ve potansiyelini yeniden fark etmesine odaklanıyoruz. Gerektiğinde farklı yöntemleri bir arada da kullanıyorum.

    Benim için önemli olan, herkese aynı yöntemi uygulamak değil.

    Senin yaşadığın konuya, ihtiyacına ve ulaşmak istediğin noktaya göre birlikte ilerliyoruz.

    Çünkü bu senin hikâyen. O yüzden senin sürecin de sana özel olmalı.

Elif Elik-Gülen — muayenehanesinde portre
Elif Elik-Gülen Yaşam & Sosyal Danışmanlık · Koçluk · Hipnoz

Biraz da kendimden bahsedeyim

Benim hayatım da hep dümdüz bir yolda ilerlemedi.

Bugün geriye dönüp baktığımda, yaşadığım birçok şeyin beni bir şekilde şu an yaptığım işe getirdiğini düşünüyorum.

Avusturya’da doğdum ama çocukluğumun bir bölümünü Türkiye’de, babaannemin ve dedemin yanında geçirdim. Yedi - sekiz yaşlarında tekrar Avusturya’ya döndüğümde benim için birçok şey yeniden başladı. Dili öğrenmek, buraya alışmak, kendime bir yer bulmak…

Bir tarafta burada büyüdüğüm hayat, diğer tarafta ailemin kültürü ve değerleri vardı.

İki kültürün arasında büyümenin ne demek olduğunu biliyorum. Bazen iki tarafa da yetişmeye çalışmayı, bazen nerede durduğunu bilememeyi, senden beklenenlerle kendi istediklerin arasında kalmayı da…

Sonra hayat devam etti.

Okudum, çalıştım. Eş oldum, anne oldum. Hayatın içinde farklı roller üstlendim, farklı deneyimler yaşadım. Zamanla yolum beni danışmanlığa getirdi ve bugün kendi merkezimde, severek yaptığım bir işim var.

Bazen düşünüyorum da, belki de bütün o yolları boşuna geçmedim.

Çünkü bugün karşıma oturan bir kadının anlattıklarını dinlerken, sadece aldığım eğitimlerle dinlemiyorum onu. Hayatın insana öğrettiklerinin de bu meslekte çok önemli olduğuna inanıyorum.

Bugün bana gelen kadınların arasında Müslüman ve göçmen kökenli birçok kadın var.

Aileyi, kültürü, dini değerleri, iki dünya arasında kalmayı… Bazı kararların neden dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını biliyorum.

Belki de bu yüzden danışanlarımdan en sık duyduğum cümlelerden biri şu:

“Size her şeyi uzun uzun anlatmama gerek kalmıyor. Siz beni anlıyorsunuz.”

Bu cümle beni her duyduğumda mutlu ediyor.

Çünkü benim için önemli olan, bana gelen kişinin kendini rahat hissetmesi. Anlatırken acaba ne düşünür diye çekinmemesi. Kendisi gibi olabilmesi.

Avusturya’daki ilk Müslüman hipnoz koçlarından biri olmamın da benim için ayrı bir anlamı var.

Ama tabii ki kapım sadece Müslüman ya da göçmen kadınlara açık değil. Bana gelip birlikte çalışmak isteyen, hayatında bir şeyleri değiştirmek isteyen herkese kapım açık.

Bu işin en sevdiğim tarafı da sanırım tam olarak bu: İnsanlar.

Dinlediğim hikâyeler, bana duyulan güven, birlikte çıktığımız yollar…

Ve bazen bir insanın hayatında başlayan değişimin sadece onun hayatına değil, çevresindeki insanlara da dokunduğunu görmek.

Böyle anlarda bir kez daha “İyi ki bu işi yapıyorum” diyorum.

Eğitimlerim ve uzmanlık alanlarım

  • Diplomierte Lebens- und Sozialberaterin – ATi Ansorge Training International
  • Mediation & Konfliktlösung, Diploma & Master – ARGE Bildungsmanagement
  • Tarih Eğitimi – Viyana Üniversitesi
  • Hipnoz & Hipnoz Koçluğu – Neurofly Akademie, Alexander Hartmann, Hypnose Center
  • NLP Eğitimi – Neurofly Akademie
  • EMDR Eğitimi – EMDR Institut Österreich
  • Süpervizyon Eğitimi – WIFI Österreich
  • Mentorluk Eğitimi – Viyana Pedagoji Yüksekokulu
  • Freizeitpädagogik Yüksekokul Programı – Viyana Pedagoji Yüksekokulu

Danışanlarımdan gelenler

“Sizinle konustugumda sakinlestirici almis gibiyim”

F.A.

“Tek seansta uyku sorunumu çözdünüz gerçekten çok teşekkür ediyorum”

S.Y.

“Size daha önce gelmediğim için çok pişmanım. Caresizim diye dertlenirken, carelerde bende olduğunu fark ettirdiniz”

N.Y.

“Ne yaptin sahi bana! Resmen çevrem değişiyor, ben gelişiyorum. Karmasa yerini berrak bir kolaylıga birakiyor.”

H.A.

“Arabada giderken biraz düşünme fırsatım oldu. Senin bugün söylediğin, "merhametin imtihanınmiş" okadar isabetli bir tesbit oldu'ki. Işin özünde dönüp dolaşıp mesele hep oraya geliyor. Gözümü açtığın için teşekkür ederim. Viyanaya kadar geldigim mesafe ve harcadığım zaman fazlasıyla değdi. İyki bu yolda senden destek aldım. Teşekkür ederim yeniden”

M.E.

“Yoluma ışık tuttuğun için sana teşekkür ederim”

H.Y.

Kişisel farkındalık çalışmaları & süpervizyon

İnsanlarla çalışmak, biraz da kendini tanımakla başlıyor.

Bu işi yapmak sadece eğitim almak, yöntem bilmek ya da doğru soruları sormaktan ibaret değil.

Sonuçta karşımızdaki insanla çalışırken orada biz de varız. Kendi yaşadıklarımızla, düşüncelerimizle, hassas olduğumuz noktalarla…

O yüzden bence insanlarla çalışırken zaman zaman dönüp kendine de bakman gerekiyor.

Ben ne yaşadım? Beni neler etkiliyor? Nerelerde zorlanıyorum? Hangi konular bende bir şeyleri tetikliyor?

Bazen bunların farkında oluyoruz, bazen de hiç beklemediğimiz bir anda karşımıza çıkıyorlar.

Bu sadece eğitim için tamamlanması gereken birkaç saat değil.

Özellikle Lebens- und Sozialberatung (Yaşam ve Sosyal Danışmanlık) eğitimi alıyorsan, Selbsterfahrung (kişisel farkındalık ve öz deneyim) eğitimin bir parçası.

Ama ben bunu sadece tamamlanması gereken zorunlu saatler olarak görmüyorum.

Bu saatler aslında biraz da kendin için.

Kendini daha iyi tanımak, kendi konularına bakmak ve belki de uzun zamandır taşıdığın bazı şeyleri fark etmek için bir fırsat.

Çünkü kendini ne kadar iyi tanırsan, karşındaki insanla çalışırken de kendinin ve kendi konularının o kadar farkında olursun.

Yıllardır bu işi yapıyor olabilirsin. Yine de bazen bir danışan seni zorlayabilir, bir konu sende bir yere dokunabilir ya da yaptığın işe dışarıdan bir gözle bakma ihtiyacı hissedebilirsin.

İşte süpervizyon da tam burada devreye giriyor.

Elif Elik-Gülen muayenehanesinde çalışırken

Neler Konuşabiliriz?

Aslında bunun hazır bir listesi yok.

Çocukluğun, ailenden getirdiğin düşünceler, kendine verdiğin değer, sınırların, ilişkilerin, aile içindeki rollerin ya da kültürel ve dini konuların…

Senin hayatında ne varsa ve neye bakmak istiyorsan, onunla çalışabiliriz.

Süpervizyonda ise daha çok mesleki konularına bakıyoruz.

Seni zorlayan bir danışan, aklında kalan bir görüşme, nasıl davranacağını bilemediğin bir durum ya da kendi danışmanlık tarzın…

Bazen de sadece durup şunu sormak gerekiyor:

“Ben bu işin neresindeyim ve burada neye ihtiyacım var?”

Kimler Gelebilir?

Eğer Lebens- und Sozialberatung eğitimi alıyorsan ve eğitim kapsamında Selbsterfahrung saatlerini tamamlaman gerekiyorsa, bu süreçte birlikte çalışabiliriz.

Ama bunun için mutlaka eğitimde olman gerekmiyor.

Danışmanlık yapıyorsan, sosyal ya da pedagojik bir alanda çalışıyorsan ve kendin ya da mesleğinle ilgili konulara biraz daha yakından bakmak istiyorsan, yine birlikte çalışabiliriz.

Çünkü insanlarla çalışırken sen de gelişmeye, öğrenmeye ve zaman zaman dönüp kendine bakmaya devam ediyorsun.

Bu süreç, eğitim bittiğinde bitmiyor.

Saatlerimi Belgeliyor musunuz?

Evet.

Eğitim kapsamında benimle tamamladığın Selbsterfahrung saatleri için yazılı bir belge alabilirsin.

Eğer bu saatleri belirli bir eğitim için kullanacaksan, başlamadan önce o eğitim kapsamında kabul edilip edilmediğini netleştiriyoruz.

Sıkça sorulan sorular

Sadece hipnozla mı çalışıyorsunuz?

Hayır, sadece hipnozla çalışmıyorum.

Hipnoz, çalışmalarımda kullandığım yöntemlerden biri. Bazen hipnozla, bazen EMDR ile çalışıyoruz. Bazen sistemik çalışmalarla ilerliyoruz, bazen de kişinin kendi gücünü ve potansiyelini yeniden fark etmesine odaklanıyoruz.

Zaten herkes bana farklı bir konuyla geliyor. O yüzden daha en baştan “Seninle şu yöntemi kullanacağım” demiyorum.

Önce seni dinliyorum, ne yaşadığına ve neye ihtiyacın olduğuna bakıyorum. Sonra nasıl ilerleyeceğimize karar veriyoruz.

Hipnoz sırasında kontrolümü kaybeder miyim?

Hayır, kaybetmezsin.

Bu, hipnozla ilgili en sık duyduğum endişelerden biri.

Hipnoz sırasında uyumuyorsun, bilincin kapanmıyor. Beni duyuyorsun ve neler olduğunun farkındasın.

Yani filmlerde gördüğümüz gibi birinin seni kontrol etmesi ya da sen farkında olmadan bilinçaltında bir şeyler yapması gibi bir durum yok.

İstemediğin hiçbir şeyi yapmak zorunda da değilsin.

Hipnoz İslam'a uygun mu?

Bu soru bana gerçekten çok sık soruluyor.

Özellikle Müslüman danışanlarımın bu konuda kafasında soru işaretleri olabiliyor ve bunu çok iyi anlıyorum.

Ben hipnozu dini bir uygulama olarak görmüyorum. Çalışmalarımda kullandığım yöntemlerden biri.

Hipnoz sırasında bilincin kapanmıyor ve kontrolünü kaybetmiyorsun.

Benim için senin inancın ve değerlerin önemli. Yaptığımız çalışmalarda da bunlara saygı duyuyorum.

Yine de bu konuda aklına takılan bir şey varsa, ilk görüşmemizde bana sorabilirsin. Rahat rahat konuşuruz.

Size nasıl ulaşabilirim?

Bana telefonla, WhatsApp'tan ya da e-posta yoluyla ulaşabilirsin.

İlk olarak telefonda yaklaşık 10–15 dakikalık ücretsiz bir görüşme yapıyoruz.

Bana kısaca neden aradığını ve seni neyin zorladığını anlatıyorsun. Biraz konuşuyoruz.

Eğer birlikte çalışabileceğimiz bir konuysa ve sana yardımcı olabileceğimi düşünüyorsam, analiz görüşmemiz için randevu oluşturuyoruz.

Online görüşme yapıyor musunuz?

Evet, online görüşmeler de yapıyorum.

Ama her çalışma ve her konu online görüşme için uygun olmayabilir.

Bu yüzden senin konuna ve yapacağımız çalışmaya göre online mı yoksa yüz yüze mi görüşmenin daha uygun olacağına birlikte bakıyoruz.

Erkeklerle de çalışıyor musunuz?

Evet, erkeklerle de çalışıyorum.

Her ne kadar çalışmalarımda ve sosyal medyada daha çok kadınlara hitap etsem de, danışanlarımın arasında erkekler de var.

Eğer yaşadığın konu benim çalışma alanıma giriyorsa ve sana yardımcı olabileceğimi düşünüyorsam, birlikte çalışabiliriz.

Çiftlerle de çalışıyor musunuz?

Evet, çiftlerle de çalışıyorum.

Bazen görüşmelere birlikte devam ediyoruz, bazen de süreç içinde bireysel görüşmeler yapıyoruz.

Burada benim için en önemli konulardan biri güven ve gizlilik.

Eğer seninle bireysel bir görüşme yaptıysam, orada bana anlattıkların sen istemediğin sürece eşinle paylaşılmaz.

Aynı şey aile bireyleri, arkadaşlar ya da birbirini tanıyan insanlar için de geçerli.

Bazen aynı aileden ya da aynı arkadaş çevresinden birden fazla kişi bana geliyor. Kimin benimle çalıştığını ya da görüşmelerimizde neler konuştuğumuzu başka biriyle paylaşmıyorum.

Bana anlattığın, bende kalır.

İlk görüşmeye gelmeden önce sorunumun tam olarak ne olduğunu bilmem gerekiyor mu?

Hayır, gerekmiyor.

Bazıları bana geldiğinde kendisini neyin zorladığını çok iyi biliyor.

Bazıları ise sadece şöyle diyor:

“Bir şey var ama ne olduğunu ben de tam olarak bilmiyorum.”

Bu da çok normal.

Her şeyi önceden anlamış ya da adını koymuş olman gerekmiyor.

Zaten analiz görüşmemizde oturup bunları konuşuyoruz. Seni neyin zorladığına, ne zamandır böyle hissettiğine ve yaşadıklarınla arasında bir bağlantı olup olmadığına birlikte bakıyoruz.

Bir ya da iki görüşme yeterli olur mu?

Bunu daha seni tanımadan söylemem mümkün değil.

Bazen kısa sürede güzel değişimler olabiliyor. Bazen de insanın yıllardır taşıdığı, birçok şeyin üst üste geldiği konular oluyor. O zaman biraz daha zamana ihtiyaç duyulabiliyor.

O yüzden ben daha en başta “İki görüşmede biter” ya da “Şu kadar seans gerekir” demeyi doğru bulmuyorum.

Önce analiz görüşmemizi yapıyoruz. Seni ve yaşadığın konuyu daha iyi anladıktan sonra, nasıl devam edebileceğimizi konuşuyoruz.

Selbsterfahrung ve süpervizyon için de gelebilir miyim?

Evet.

Eğer Lebens- und Sozialberatung (Yaşam ve Sosyal Danışmanlık) eğitimi alıyorsan ve eğitimin için Selbsterfahrung (kişisel farkındalık ve öz deneyim) saatlerini tamamlaman gerekiyorsa, birlikte çalışabiliriz.

Ama bunun için mutlaka eğitimde olman gerekmiyor.

Danışmanlık yapıyorsan ya da sosyal veya pedagojik bir alanda çalışıyorsan ve kendinle ya da mesleğinle ilgili konulara biraz daha yakından bakmak istiyorsan, süpervizyon için de gelebilirsin.

Eğer tamamladığın saatleri bir eğitim kapsamında kullanacaksan, başlamadan önce o eğitim tarafından kabul edilip edilmediğini netleştiriyoruz.

Hazırsan, konuşalım

Belki uzun zamandır bir şeylerin değişmesini istiyorsun.

Belki beni bir süredir takip ediyor, yazdıklarımı okuyorsun ve zaman zaman içinden “Acaba ben de arasam mı?” diye geçiriyorsun.

Ama sonra erteliyorsun.

Nereden başlayacağını, ne anlatacağını ya da seni gerçekten anlayıp anlayamayacağımı düşünüyorsun.

Aslında bunların hiçbirini önceden bilmek zorunda değilsin.

Beni aradığında önce biraz konuşuyoruz.

Sen bana kısaca seni neyin zorladığını anlatıyorsun, ben seni dinliyorum. Aklında sorular varsa onları da konuşuyoruz.

Eğer senin konun benim çalışma alanıma giriyorsa ve sana yardımcı olabileceğimi düşünüyorsam, analiz görüşmemiz için randevumuzu oluşturuyoruz.

Bazen o telefonu açmak bile kolay olmayabiliyor, bunu biliyorum.

Hazır olduğunda beni arayabilirsin. Gerisini birlikte konuşuruz.

Elif Elik-Gülen

İletişim

Ücretsiz ön görüşme

Benimle iletişime geçmek istersen telefon, WhatsApp ya da e-posta yoluyla bana ulaşabilirsin.

İlk görüşmemiz yaklaşık 10–15 dakika sürüyor ve ücretsiz.

Bu kısa görüşmede biraz konuşuyor, seni neyin zorladığına ve birlikte çalışıp çalışamayacağımıza bakıyoruz.

Adres
Krausegasse 17/2, 1110 Wien
Instagram
@elif.coaching
Doğrudan mı?

Bana doğrudan telefon ya da e-posta ile de ulaşabilirsin. Viyana ve çevresinde yüz yüze, diğer yerlerde çevrim içi çalışıyorum.

Ücretsiz ön görüşme

Bana kısaca bilgilerini ve konunla ilgili birkaç söz bırak. İlk, bağlayıcı olmayan bir telefon görüşmesi için sana bizzat ulaşacağım.

Önemli Bilgilendirme

Yaptığım çalışmalar danışmanlık ve kişisel gelişim kapsamında sunulmaktadır.

Tıbbi ya da psikoterapötik bir tedavinin yerine geçmez.

Herhangi bir fiziksel ya da psikolojik rahatsızlık durumunda, gerekli tıbbi veya psikoterapötik destek alınmalıdır.

Gerektiğinde çalışmalarım, devam eden tıbbi veya psikoterapötik tedavilere destekleyici olarak yürütülebilir.